Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Erdal Türksoy
Erdal Türksoy

Yemek bir silahsa, tarif mermi midir?

Bazı yazılar tarif değildir, hatırlatmadır.

Bazı yemekler doymak için değil, doğrulmak içindir.

Ben bugün sana sadece bir mutfaktan değil, bir hafızadan, bir direnişten, bir kimlikten söz edeceğim.

Çünkü evet, yemek bir silahtır.

Ama her silah gibi, kimin elinde olduğuna göre anlamı değişir.

Ve tarif… o mermi gibidir.

Doğru yere giderse yaşatır, yanlış yere giderse yok eder.

BU TOPRAKLARDA MUTFAK SAVAŞTIR

Dünya değişti.

Artık mutfaklar sadece karın doyurmaz, fikir doyurur, kültür taşır, ideoloji satar.

Fransa bunu yaptı.

İtalya yaptı.

Japonya bir kase çorbayla kendini Birleşmiş Milletler’e taşıdı.

Peki biz?

Biz hâlâ menemenin soğanlı mı soğansız mı olduğunda takılıyız.

Biz hâlâ döneri mi lahmacunu mu daha çok sattık diye tartışıyoruz.

Ama hiç sormuyoruz: Bu yemek bizim elimizde mi, elimizden mi kayıyor?

Tarif, Hafızadır – Reçete Olmadan Ruh Kaybolur

Her şefin yorumu olur ama her tarifin özü vardır.

Sen o özü kaybedersen, kimliğini de kaybedersin.

Reçete sadece “bir kaşık bundan, iki gram ondan” demek değildir.

Reçete, bir tohumun hikâyesidir.

Tandırda pişen bir ekmeğin sırrıdır.

O annenin elinden geçen duanın, o ninenin sessizce mayaladığı kültürün şifresidir.

Ve biz bu tarifleri korumazsak…

Tarihimizi tabaktan silerler.

BUGÜN HERKES KENDİ TETİĞİNİ ÇEKİYOR

Bugün mutfağımız sahipsiz.

Kim ne isterse onu “geleneksel” diye sunuyor.

Menüler şişiyor, kimlikler boşalıyor.

Tarifi olmayan yemek sadece sunumdur.

Sunum geçer, kültür kalmaz.

Ve biz hâlâ fotoğraf çekiyoruz.

Yemekle değil, tabakla övünüyoruz.

Bu mudur bizim mutfak anlayışımız?

Bu kadar mı kolay vazgeçiyoruz kendimizden

PEKİ NE YAPMALI?

Tetiği doğru elde tutmak gerekir.

Yemeği sadece yapan değil, yaşatan kazanır.

Tarifi sadece yazan değil, hisseden korur.

Ben bir şef değilim sadece.

Benim elimde bıçak değil, hafıza var.

Ben bir mutfağı değil, bir geçmişi pişiriyorum.

Ve her tabakta şunu soruyorum kendime:

“Ben bu yemeği neden yapıyorum?”

“Ben bu tarifi kime, neye karşı savunuyorum?”

Çünkü biliyorum ki, bu iş tarifle değil, tavırla olur

SON SÖZ

Yemek bir silahtır.

Ama herkesin tuttuğu yerde aynı etkiyi yaratmaz.

Kimin elinde olduğu, nereye doğrulttuğu, hangi malzemeyle ve hangi niyetle pişirdiği önemlidir.

Ve tarif bir mermidir.

Ama bu mermi sadece bir hedefi vurmaz;

ya bizi yaşatır ya bizi siler.

Benim elimdeki tarif bir mermi değil sadece;

bir hafıza, bir direniş, bir karakterdir.

Unutma:

Bugün pişirdiğin yemek, yarın sana kim olduğunu hatırlatır.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER

ÖNE ÇIKANLAR