Siirt’in mutfağı öyle sıradan bir mutfak değil…
Biraz sabır, biraz emek, çokça da geçmiş demek.
Ama gerçek şu ki; bu toprakların nice yemeği, sessizce unutulmanın eşiğinde.
İşte tam bu noktada bazı insanlar çıkıyor ve “Bu böyle gitmez” diyor.
Siirt Valimiz Dr. Kemal Kızılkaya’nın kıymetli eşi Nurten Kızılkaya, bu işin tam merkezinde duruyor. Sadece destek veren biri değil, işin bizzat içinde olan bir isim. Kapı kapı dolaşıp unutulmuş tariflerin izini sürmek, yaşlıların hafızasında kalan o kıymetli bilgileri tek tek toplamak… Bu ciddi bir emek ister. Ve bu emek açıkça ortada.
Yanında, aynı hassasiyetle çalışan Fatma Hanım var. Tariflerin peşini bırakmayan, “eksik olmasın, doğru olsun” diye uğraşan bir emek… Bu işin mutfağında gerçekten alın teri var.
Ve bu güzel çalışmanın önemli parçalarından biri de Elif Hanım. Aynı özen, aynı sahiplenme… Sessiz ama güçlü bir katkı. Bu tür işlerde görünmekten çok, gerçekten iş yapmak önemlidir. Ve burada tam olarak bu var.
Yapılan iş basit değil.
Yemekleri sadece yazmıyorlar…
Görseliyle, videosuyla, en doğru haliyle arşivliyorlar.
Yani bu iş, yarım değil; tam yapılıyor.
Ortaya çıkacak olan kitap, bir tarif kitabından çok daha fazlası olacak.
Bu, Siirt’in mutfak hafızası olacak.
Bugün belki fark edilmiyor ama yarın çok kıymetli olacak. Çünkü bir kültür, ancak bu şekilde korunur. Değiştirerek değil, olduğu gibi aktararak.
Açık söylemek lazım…
Bu iş gönül işi.
Ve herkesin yapabileceği bir iş değil.
Bu yüzden başta Nurten Hanım olmak üzere;
Fatma Hanım’a ve Elif Hanım’a da ayrı ayrı teşekkür etmek gerekiyor.
Çünkü bazı insanlar sadece bir işe emek vermez…
Bir şehrin ruhunu ayakta tutar.


YORUMLAR