Orta Doğu’da kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı çevresinde tansiyon yeniden yükseldi. İran ile ABD arasındaki gerilim, karşılıklı açıklamalar ve saldırı iddialarıyla yeni bir boyut kazandı.
Birleşik Arap Emirlikleri, hava savunma sistemlerinin İran’dan gelen füze tehdidine karşı devreye girdiğini ve üç füzenin başarıyla imha edildiğini duyurdu. Dördüncü füzenin ise denize düştüğü bildirildi. Ayrıca İran kaynaklı dron saldırısı sonrası Fuceyre’deki bir petrol tesisinde yangın çıktığı açıklandı. Olayda yaralanan 3 Hindistan vatandaşı hastaneye kaldırıldı.
Bölgedeki gerginlik yalnızca BAE ile sınırlı kalmadı. Umman’ın kuzeyinde bir yerleşim yerinin hedef alındığı ve bir binanın vurulması sonucu 2 kişinin yaralandığı aktarıldı. BAE yönetimi, saldırılara karşı “meşru müdafaa haklarını” saklı tuttuklarını vurguladı.
ABD VE İRAN’DAN KARŞILIKLI AÇIKLAMALAR
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere Amerikan savaş gemilerinin eşlik edeceğini duyurmuştu. Trump, İran’ın bu gemilere saldırması halinde “çok sert karşılık verileceğini” belirtti.
İran basını ise farklı bir iddia ortaya attı. Fars Haber Ajansı, İran’ın iki füze ile bir Amerikan savaş gemisini hedef aldığını ve geminin bölgeden uzaklaştığını öne sürdü. İran Donanması da ABD gemilerinin Hürmüz’e girişinin engellendiğini duyurdu.
Ancak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı bu iddiaları yalanladı. Yapılan açıklamada, bölgede herhangi bir Amerikan gemisinin vurulmadığı ve operasyonların planlandığı şekilde sürdüğü ifade edildi.
“KURALLARI İHLAL EDEN GEMİLER DURDURULACAK”
İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nda belirledikleri kuralları ihlal eden gemilere karşı güç kullanılacağını açıkladı. Yapılan açıklamada, uyarılara uymayan hedeflere füze, roket ve dronlarla müdahale edildiği belirtildi.
Bölgesel kriz derinleşiyor
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son gelişmeler, küresel enerji güvenliği açısından kritik öneme sahip bölgede yeni bir krizin kapısını araladı. Petrol sevkiyatının önemli bir kısmının geçtiği bu hattaki gerilim, uluslararası piyasalar ve diplomatik dengeler üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.
