Tutuklanan şüphelilerden taksi şoförü Barış Can A., cesedi yok etmek amacıyla yardım ettiğini kabul etti. İfadesinde, “Bagajda kırmızı sıvı gördüm ama kan olduğunu anlamadım. Bavulu araca yükledik. Hasdal taraflarında aracın içine çürümüş yumurta gibi ağır bir koku yayıldı. Panikleyince Yusuf S. ile birlikte cesedi Kemerburgaz’daki ağaçlık bir alana attık” dedi.
7 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ın cesedi Eyüpsultan’da yol kenarında valiz içinde bulunmuş, olayla ilgili gözaltına alınan 7 kişi adliyeye sevk edilmişti. Zanlılardan Cemil Koç, “tasarlayarak öldürmek”, diğer 6 kişi ise “tasarlayarak öldürmeye yardım” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
DAHA ÖNCEKİ ŞÜPHELİ ÖLÜM İDDİASI
Soruşturma sürerken, Cemil Koç’un geçmişte başka bir şüpheli ölümle de ilişkilendirildiği ortaya çıktı. İddiaya göre, Koç’un iki yıl önce Türkmenistan uyruklu eski sevgilisi Ece Gül Övezova, Diyarbakır’da altıncı kattan düşerek hayatını kaybetmiş, Koç o olay kapsamında da ifadesi alınan kişiler arasında yer almıştı.
“BAVULDA NE OLDUĞUNU BİLMİYORDUM”
Savcılığa ifade veren Barış Can A., kendisini arayan Necmettin isimli kişinin “Bir bavul var, ebediyete gidecek” dediğini belirtti. Bu ifadeyi şaka sandığını, cesetten haberdar olmadığını savunan Barış Can A., “Bavulun taşınması karşılığında 300 bin lira istedim. Necmettin kabul edince arkadaşlarım Erhan G. ve Yusuf S.’yi yanıma aldım. Onlara ödeme yapılacağını söylemedim. Güzeltepe’de buluşup kırmızı BMW aracın yanına gittik. Bagajda kırmızı sıvı gördüm ama bunun kan olduğunu anlayamadım. Bavulu alıp yola çıktık. Araçta ağır bir koku yayılınca Yusuf ile birlikte valizi ağaçlık bir alana bıraktık” dedi. Barış Can A., daha sonra Necmettin’in kendisini arayıp “iş iptal” dediğini, ancak valizi geri alamadıklarını da ekledi.
“VALİZİ BARIŞ ARAÇTAN ÇIKARDI
Araçta bulunan bir diğer şüpheli Erhan G. ise ifadesinde, Barış Can A.’nın bagajdan siyah bir valizi çıkararak kendi araçlarına yüklediğini belirtti. Aracı kendisinin kullandığını aktaran şüpheli, “Neco isimli kişinin tarif ettiği kırmızı BMW’nin yanına gittik. Barış, valizi alıp bizim araca koydu. Yolda kötü bir koku yayılınca Yusuf’a ne olduğunu sordum. Barış, içinde pis kokan kıyafetler olduğunu söyledi. Cesetten hiç bahsetmedi. Göktürk’e gittik, ardından Barış bir telefon aldı, panikledi. Arabayı alıp gitti. Sonra yürüyerek geri geldi. Ardından Yusuf’un kardeşine ait araçla yola devam ederken polisler bizi durdurdu” dedi.
“YARDIM ETMEM İSTENDİ, ETTİM”
Cesedin taşındığı araçta bulunan Yusuf S. ise savcılığa verdiği ifadede, bavulun araçta olduğunu sonradan fark ettiğini belirtti. “Barış’ı biri aradı. O konuşurken ben araçtan indim. Döndüklerinde valiz araçtaydı. Yolda kötü bir koku geldi. Ne olduğunu sorunca ‘Pis eşyalar var’ dedi. Göktürk’te bagajı açtı, yardım istedi. Sadece valizi indirmeye yardım ettim. Daha sonra valizi ormana bıraktı. Bir süre sonra biri aradı, valizi geri istiyordu. Geri gidip fotoğrafını çekti, konum attı. Kimse bana para teklif etmedi, üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum” şeklinde konuştu.
