Küçük yaşlarda legoyla tanıştığını anlatan Kantarcıoğlu, bu ilgisinin zamanla bir tutkuya dönüştüğünü ifade etti. İlk lego setinin, ailesinin yıllar önce sakladığı bir hediye olduğunu belirten genç öğrenci, 3 yaşında babasıyla birlikte ilk modelini yaptığını söyledi. 6 yaşından itibaren ise kendi birikimleri ve ailesinin desteğiyle koleksiyonunu büyüttüğünü dile getirdi.
“Yaklaşık 6 yıldır lego yapıyorum” diyen Kantarcıoğlu, bu sürecin eğitim hayatını olumsuz etkilemediğini, çalışmalarını genellikle okul sonrasında sürdürdüğünü belirtti. Sergi hazırlıkları sırasında zaman zaman okuldan erken ayrılmak zorunda kaldığını da sözlerine ekledi.

“Pes etmeyin” mesajı
Yaşıtlarına da mesaj veren Kantarcıoğlu, herhangi bir alanda üretim yapan çocukların vazgeçmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Lego olmak zorunda değil ama bir şey yapıyorsanız sakın pes etmeyin, devam edin ve tüm imkanları değerlendirin” dedi.
Ailesinden tam destek
Torununun bu başarısında aile desteğinin önemli rol oynadığını belirten anneanne Hasibe Arslan ise Batu’nun küçük yaşlardan itibaren legoya ilgi duyduğunu ve bu ilgiyi desteklediklerini ifade etti. Zamanla evdeki alanın yetersiz kalması üzerine farklı sergileme alanları aradıklarını anlatan Arslan, sonunda müzenin kapılarının kendilerine açıldığını söyledi.
Arslan, bu serginin yalnızca Batu için değil, diğer çocuklar için de ilham kaynağı olmasını istediğini belirterek, çocukların üretkenliğinin desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Arkadaşlarından gurur mesajı
Batu’nun arkadaşlarından Rüzgar Karadeniz de sergiyi gurur verici bulduklarını ifade ederek, lego çalışmalarının sabır ve emek gerektirdiğini, bu nedenle Batu’nun çalışkanlığının bu eserle ortaya çıktığını dile getirdi.
Uzun soluklu emeğin ürünü olan lego şehir, hem ziyaretçilerden ilgi görüyor hem de yaşıtlarına ilham vermeye devam ediyor.
