Deprem sonrası ilk olarak Klyuchevskaya Yanardağı 30 Temmuz’da lav püskürttü. Uzmanlara göre bu yanardağın patlaması depremle doğrudan tetiklenmemiş olsa da, sarsıntının etkisiyle patlamanın şiddetlenmiş olabileceği düşünülüyor. Ardından Şiveluç, Bezymianny, Karymsky, Avachinsky ve yaklaşık 500 yıldır sessiz olan Kraşeninnikov yanardağları da kısa aralıklarla faaliyete geçti. Patlamalar halen devam ediyor.
Tüm bu volkanlar, yoğun sismik ve volkanik hareketlilikle bilinen “Ateş Çemberi” üzerinde yer alıyor. Patlamaların yaşandığı Kamçatka Yarımadası ise seyrek nüfuslu olması nedeniyle yerel halk için büyük bir tehdit oluşturmuyor. Ancak kül bulutlarının hava ulaşımını etkileyebileceği konusunda uyarılar yapılıyor. Washington Üniversitesi’nden sismolog Harold Tobin, volkanik külle dolu bir hava sahasında uçmanın uçaklar için ciddi tehlike oluşturabileceğini vurguladı.
Live Science’a açıklama yapan Tobin ayrıca, bu tür volkanik hareketliliğin dünya genelinde sıkça görüldüğünü belirterek, “Her an aktif olan 40 ila 50 arasında yanardağ bulunur. Kamçatka da zaten volkanik olarak oldukça hareketli bir bölgedir” ifadelerini kullandı.
DEPREM VE VOLKAN ARASINDAKİ İLİŞKİ
Uzmanlar, bir depremin doğrudan volkan patlamasına neden olup olmadığını belirlemenin zor olduğunu ifade ediyor. Ancak her iki olayın da genellikle tektonik plaka sınırlarında, yani dalma-batma bölgelerinde aynı anda meydana gelmesi sık rastlanan bir durum.
