İsrail’in yaptığı büyük savaşlarda (1967 ve 1973) orduda görev yapmış bir asker olan Ariel Şaron 2006’da Gazze’deki yerleşim yerlerini yıkarak geri çekildi. İsrail’in güvenliği açısından Gazze’nin bir tehdit olmadığına karar verdi. Askerliğin şu kaidesini göz önünde tutarak “ süngünün üstünde oturulmaz “ mantığı ile hareket etti. Askeri liderlik neyin mümkün neyin imkânsız olduğunu anlayacak stratejik deha gerektirir. Harita üzerinden bir ok çizerek şu bölgeler ele geçirilecek dediğinizde; o okun nehirlerden, derin vadilerden, uçurumlardan ve düşmanın hazırladığı geçişi imkânsız engelleri aşmaktan geçtiğini bilemezsiniz! Harita üzerinde 10 dakika da varılacağını zannettiğiniz yerin komando harekâtı ile sınırsız ateş gücü ve personel kaybı ile aşılmasının imkânsız olduğunu bilemezsiniz. Hatta aşamazsınız. l. Dünya Savaşında Marn Cephesindeki savaşta (Alm-Fr) tarafların toplam zayiatı bir milyonu geçmesine rağmen 4 yıl boyunca yerinde kilitlendi, yıpratma savaşına dönerek tarafların zayiatını artırdı. Hâlbuki başlangıçta Almanya iki cephede savaşmayı önlemek için Schlieffen Planı’nı hazırlamıştı, doğuda Rusya ile batıda Fransa ve Britanya ile karşılaşacağı iki cepheli bir savaş tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Alman stratejisi, Fransa’yı altı haftada yenmek ve ardından dikkatini Rusya’ya çevirmeyi hesaplamıştı. Helmuth von Moltke tarafından revize edilen Schlieffen Planı’nda öngörüldüğü gibi, Almanlar, Paris’i ele geçirmek ve altı haftalık takvimleri içinde Paris’in doğusundaki Fransız ordusunu kuşatıp yok etmek amacıyla Belçika üzerinden Fransa’ya doğru hızlı, dairesel bir harekât yaparak Paris’i ele geçirmeyi hesaplamıştı. Bu hesap 4 yıl süren savaş boyunca tutmadı. Aksine doğuda Ruslar daha savaşın başında yenilerek iç karışıklığa sürüklendi, rakip olmaktan çıktı, 1917 Komünist ihtilal ile savaştan çekildi. En kolay zannedilen harekât 4 yıl boyunca tutmadı! Alman imha planı çöktü. Hatta mağlubiyete sürüklendi.
Politik liderlik stratejiyi yanlış yapmakta, zorlamakta inat alanı kabul ederek hedefe var gücü ile abanırsa netice alınamaz. Gazze ile ilgili olarak en doğru kararı İsrail 2006’da Gazze’yi boşaltarak almıştı. Gazze’den Batı Şeria’ya yol yaparak barış içinde bir arada yaşama stratejisini hayata geçirmeye karar verilmişti. 2003’de ABD’nin Irak’ın işgali, 2011 Suriye iç savaşı neticesinde rakip güçler tasfiye olunca İsrail’e karşı mukavemet alanı boşaldı. Netanyahu iktidara geldikten sonra İsrail için vaat edilmiş topraklar hezeyanını gerçekleştirmek üzere harekete geçti. Hamas içine istihbaratçı sokarak, Hamas’ı saldırmaya kışkırtarak, 7 Ekim günü dünyanın çeşitli yerlerinden panayıra gelmiş insanları helikopter ateşiyle öldürerek, suçu Hamas’ın üstüne yıkarak harekete geçti, böylece zalim saldırılara meşruiyet kazandırmaya kalktı, bunu başarmak için şeytani kurnazlığa kalkar Gazze’yi topyekûn ele geçirmeyi hedeflerseniz top geri teper, kundak atar namluyu parçalar.
Ucuz kurnazlıkların para etmediğini 2 yıl boyunca görüyoruz. İsrail’in başlangıçta Gazze’de ortaya koyduğu sözde hedefler nelerdi? Rehineleri kurtarmak, Hamas’ı kesin mağlubiyete uğratmak, tünelleri yıkmak-tünellere su basmak, Hamas’ı Gazze’den çıkartmak, Gazze’yi işgal ederek turizm merkezleri-kumarhaneler inşa etmek, halkı Sina’ya sürmek. Bu hedeflerin hiç birini gerçekleştiremedi. Gazze’yi baştan sona yıktı, halkı çadırlarda yaşamaya mahkûm etti, halkı oradan oraya sürdü. Kıtlığa sebep olarak binlerce masum sivil insanın ölmesine sebep oldu. Netice ne? Sıfır. Bütün dünyanın nefretini kazandı. Dünyada Yahudi’yim diyerek gezmeyi riskli hale getirdi. İsrail’in itibarını yer ile yeksan etti. ABD’deki Küresel Yahudi lobisi Netanyahu’yu sıkıştırıyor, ABD’yi zorluyor. İsrail durdurulamaz anlayışını genelleştirerek Lübnan’a, Suriye’ye ve İran’a saldırarak topraklarını genişlemeye zorluyor. Arz-ı Mevut için gün-saat veriyorlar. Bunu yapmak İsrail’in temel hakkıymış gibi insanlığı yanıltmaya, gaddar cinayetlere gerekçe göstermeye çalışıyorlar. Bu strateji tutmaz. Masa başında hazırlanmış saha ile arazi ile irtibatı olmayan hiçbir hayali strateji başarıya ulaşamaz. Strateji; saha (arazi), zaman, kuvvet ve imkân boyutuna dayanır. Bunu destekleyen tarih, ideoloji ve irade boyutu da vardır. Kuvvet, her zaman ve her yerde kesin zafer kazanmaya muktedir değildir, tek vasıta değildir. Osmanlı’nın yükselme döneminde bile 1500-1750 tarihleri arasındaki ileri harekâtında zaman zaman yenilgiler aldığını biliyoruz. Avusturya-Almanya-Sırbistan-Macaristan ve Rus tarihini okuduğumuzda bunları görüyoruz. Osmanlı bunlara ne diyor: “filan kalenin fethi müyesser olmadı” geçip gidiyor. Stratejiyi aceleye getirir zamana yaymazsanız yani zaman boyutunu iyi kullanamazsanız, toplumu asırlar boyu teyakkuzda tutamaz, şevklendiremez yorarsınız, usandırırsanız mağlubiyet kaçınılmaz olur. Dünyanın en büyük imparatorlarından Cengiz’in ordusu Celaleddin Harzemşah’a bir muharebede yeniliyor, yenilgi demek tarihten çekilmek demek değildir. Nitekim daha sonra bizzat Cengiz ordunun başına geçerek Cellaleddin Harzemşah’ı mağlup ediyor.
2 seneden beri İsrail, Gazze gibi küçük bir kıyı şehrini ablukaya alarak kıtlık yaratarak teslim olmaya zorluyor. Netice alamıyor. Bu durumda yapılacak şey stratejiyi zamana yüklemektir. Bükemediğin ele öpeceksin, çekileceksin. Bu çekilme İsrail’in yenildiği manasına gelmez. Aslında zulüm ve mezalim yapmaktan vazgeçtiği manasına gelir. İsrail bu gün hava kuvveti ve stratejik güç itibariyle, Mısır, Suriye, Irak, S.Arabistan ve İran ile savaşacak topraklarını ve halkını koruyacak kapasitededir. Dikkat edilirse hiçbir bölge ülkesi İsrail’e bulaşmak istememektedir.
İsrail Gazze’den çekilirse bu İDF’nin yenildiği manasına gelmez, Hamas’ın bütün isteklerini kabul etse bile bu bile yenilgi manasında yorumlanamaz. Hamas’ın İsrail’le baş edecek kapasiteye ulaştığı şeklinde düşünülemez. Bundan sonraki süreçte Hamas barış içinde bir arada yaşamaya mecbur olur. Kaldı ki Hamas’ın hava gücü yok, deniz gücü yok, hava savunma gücü yok. İsrail’in bu günkü gücü karşısında Hamas sadece sokak savunması yapabilir daha ilerisine geçemez, önümüzdeki 100 sene boyunca İsrail’e karşı yıkıcı bir kapasiteye ulaşamaz. 50 senede Gazze’yi imar edemez. Bu durumda inat etmenin kafayı duvara duvara vurmanın bir mantığı var mı? Stratejiyi kanun dışına çıkartmanın manası var mı?
Aslında, İsrail Hamas’ın bütün tekliflerini kabul etse bile galip gelen ve üstün olan taraf kendisidir. İran’ın hava sahasına 12 gün boyunca hâkim olan bir askeri güç Ortadoğu’nun en başat gücüdür. Üstünlüğün gölgesinde oturmak varken belasını aramanın mantığı var mı?
Ölmüş eşek kurttan korkmaz diye bir atasözümüz var. İnsanları imkânsızlığa sürüklerseniz sonuç alamazsınız, direnişi azdırırsınız! İsrail’in 2 seneden beri bölgede sürdürdüğü savaş tahrikçiliği ve insafsız zalimlik tükenme noktasına gelmiştir, kendi oyununa kurban gidecek güreşçinin hazin sonuna sürüklenmektedir.
Sonuç: Netenyahu politikaları stratejik dayanaktan yoksundur, gücün verdiği aşırı özgüven ve şımarıklığa kurban gitmesine sebep olacaktır. Kibir ve küstahlık her zaman hüsranla sonuçlanır. Yenilen pehlivan güreşe doymaz diye bir atasözümüz var: Bu savaşa devamda ısrarı yenilmişlik sendromu yaratmaktadır. İsrail’in savaşa devamda ısrar etmesi zaferden ümidini kesmiş manasına gelen güç yorulmasına sebep olacak kendi halkı da bıkacaktır. Sonunda bunlara vaad edilmiş topraklar sözü veren tanrının (!) yanıldığına veya ayetin yanlış yazıldığına hükmedecekler!

YORUMLAR