<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Orta &#8211; Haber Pota &#8211; Güncel Son Dakika Haberleri</title>
	<atom:link href="https://haberpota.com/tag/orta/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://haberpota.com</link>
	<description>Türkiye&#039;den Son Dakika Güncel Haberler</description>
	<lastBuildDate>Sun, 07 Jun 2026 13:51:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://haberpota.com/wp-content/uploads/2025/06/Hpfav-150x150.png</url>
	<title>Orta &#8211; Haber Pota &#8211; Güncel Son Dakika Haberleri</title>
	<link>https://haberpota.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kazanan Türkiye olacak</title>
		<link>https://haberpota.com/kazanan-turkiye-olacak/</link>
					<comments>https://haberpota.com/kazanan-turkiye-olacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Pota]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Jun 2026 13:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[İhracatımız]]></category>
		<category><![CDATA[Milyar Dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Orta]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberpota.com/?p=28283</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, krizleri değil fırsatları konuşacağımız bir döneme girdiğimizi söyledi. Erdoğan, “Gerek ekonomik gerek ticari gerekse diplomatik olarak etrafımızı saran toz bulutu dağıldığında, bunun en büyük kazananı Türkiye olacaktır” dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[</p>
<div>
<div>
<p>Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi sadece yatırım yapılan değil, yatırımın yönetildiği, ticaretin yönlendirildiği, sermayenin buluştuğu küresel bir merkez haline dönüştürmekte kararlı olduklarını söyledi. DEİK 39. Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni”nde konuşan Erdoğan, “Gerek ekonomik gerek ticari gerekse diplomatik olarak etrafımızı saran toz bulutu dağıldığında, bunun en büyük kazananı Türkiye olacaktır. İnşallah krizleri değil, fırsatları konuşacağımız bir döneme gireceğiz. Perşembe günü yürürlüğe giren paketimiz bunun bir parçasıdır” dedi.</p>
</div>
<div>
<p><b></b></p>
<div>
<div><b><span>HER TÜRLÜ ÖNERİYE AÇIĞIZ</span></b></div>
</div>
</div>
<div>
<p>Ticaret hayatının birincil kuralının, ürünü satacak pazar bulmak olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: “İhracatın belirleyicisi dış taleptir. Kalıcı başarı palyatif çözümlerle değil, yeni müşterilerle, yeni pazarlarla ve güçlü ticari ilişkilerle gelir. DEİK başta olmak üzere iş dünyamızın yeni pazarlara açılmalarına büyük önem veriyoruz. Bu konuda sizden gelecek her türlü öneriye de açığız. İstanbul Finans Merkezi’ni küresel yatırımın, uluslararası ticaretin, finansal hizmetlerin bölgesel üssüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Burada sunulan finansal hizmetlerden elde edilen kazançları 20 yıl boyunca vergiden muaf tutuyoruz.”</p>
</div>
<div>
<p><b></b></p>
<div>
<div><b><span>395 MİLYAR DOLARLA REKOR KIRDIK</span></b></div>
</div>
</div>
<div>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yıldan yıla artan başarı grafiğini rakamların da ortaya koyduğuna işaret ederek, “2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. 2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldi. Hizmet ihracatımız ise 2002 yılındaki 14 milyar dolardan geçen yıl 122,6 milyar dolara ulaştı. Küresel mal ihracatındaki payımız yüzde 0,55’ten yüzde 1,07’ye, hizmet ihracatımızdaki payımız da yüzde 0,89’dan yüzde 1,31’e çıktı” bilgisini verdi.</p>
</div>
<div>
<p><b></b></p>
<div>
<div><b><span>SAVUNMA İHRACATI 10 MİLYAR DOLARI AŞTI</span></b></div>
</div>
</div>
<div>
<p>Bir diğer başarılarının orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatlarındaki payının artması olduğunu aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: “2002 yılında 10 milyar dolar olan orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi. Bu olumlu tablo 2026 yılında da devam etmektedir. Yıllıklandırılmış orta yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayii ürünleri ihracatımız 114,4 milyar dolara ulaşmıştır. Savunma ve havacılık ihracatımız son 23 yılda yüzde 40’tan fazla artarak 2025 yılında 10 milyar doları aşmıştır. Yüksek katma değerli üretimimizin sembolü olan bu alandaki ivmenin çok güçlü biçimde devam ettiğini görüyoruz. Son verilere göre, savunma ve havacılık ihracatı ocak-mayıs döneminde yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Allah’a hamdolsun. Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk 5 ayında yüzde 29,5 artış oldu. Yıllık 248 milyon dolar savunma sanayii ihracatından aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik.”</p>
</div>
<div>
<p><b></b></p>
<div>
<div><b><span>SAHADA DA MASADA DA GÜÇLÜYÜZ</span></b></div>
</div>
</div>
<div>
<p>Erdoğan, sahadaki gücünü masada da hissettiren Türkiye gerçeğini artık dost ve düşman herkesin kabul etmek zorunda kaldığını söyledi. Uluslararası ticaret yapan şirketler için çok güçlü teşvikler getirdiklerini anlatan Erdoğan, “Transit ticaret faaliyetlerini İstanbul Finans Merkezi üzerinden yürüten şirketler Kurumlar Vergisi ödemeyecek. Üstelik bu yaklaşımı yalnızca İstanbul ile sınırlamıyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında transit ticaretten elde edilen kazançların yüzde 95’ini vergi dışı bırakıyoruz” diye konuştu.</p>
</div>
<div>
<p><b></b></p>
<div>
<div><b><span>REEL SEKTÖRÜN YANINDAYIZ</span></b></div>
</div>
</div>
<div>
<p>Hem iktidar hem ittifak olarak kendilerinin istikrar ve güven ortamının korunması ve güçlendirilmesi için üzerlerine düşenleri yapmaya devam edeceklerinin altını çizen Erdoğan, “Küresel ve bölgesel krizlerin eksik olmadığı bu dönemde, hükümetimiz tüm imkanlarıyla reel sektörümüzün yanındadır” diye konuştu. Erdoğan, Türk malı ürünleri dünyanın her köşesine ulaştıran ihracatçıları yalnız bırakmadıklarını kaydederek, “Eximbank’ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardık” ifadelerini kullandı. Törende aralarında eski DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan’ın da bulunduğu, DEİK ailesine ve Türk özel sektörüne değer katan duayen iş insanları ödüle layık görüldü.</p>
</div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<figure>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://haberpota.com/wp-content/uploads/2026/06/kazanan-turkiye-olacak-0-8x5pWzvV.webp"></div>
</div>
<p>Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kerkük Valisi Mehmet Seman Ağa ile Dolmabahçe Çalışma Ofisi&#8217;nde bir araya geldi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu da hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan kabulde, Irak&#8217;taki kültürel ve beşeri zenginliğin adeta sembolü olan Kerkük&#8217;te huzurun muhafazasının tüm bölgenin hayrına olduğuna işaret ederek, burada sağlanacak başarının tüm bölgenin ihyası ve terörden arındırılması hedefine büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Göreve gelmesinden bu yana vilayetteki tüm kesimlerle yakın ilişkiler kuran Ağa&#8217;yı tebrik eden Erdoğan, Irak&#8217;ın geneli ve Kerkük&#8217;te huzurun daim kılınması için Türkiye&#8217;nin desteğinin güçlü şekilde süreceğini kaydetti. Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa, Kerkük&#8217;e destekleri için Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;a teşekkür etti.</figure>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div>
<p><b></b></p>
<div>
<div><b><span>En büyük avantajımız istikrar</span></b></div>
</div>
</div>
<div>
<ul>
<div>
<div></p>
<div>
<div><span>Erdoğan, İran savaşının tetiklediği küresel krizin enerji fiyatlarında sebep olduğu şok dalgalarının sakinleşmesiyle enflasyon tarafında da umut ettikleri oranları yakalamayı temenni ettiklerini dile getirdi. Bir gerçeğin altını önemle çizmek istediğini belirten Erdoğan, “Küresel ekonominin içinden geçtiği belirsizlik ikliminde ülkemizin en büyük şansı hükümetlerimiz döneminde 2002’den itibaren ağır bedeller ödeyerek sağladığımız istikrar ve güven ortamıdır. İstikrar ve güven ortamının varlığı ne kadar çetrefil olursa olsun her türlü sorunun çözümünü ya da çözüm yoluna girmesini kolaylaştırmaktadır. Dahası Türkiye’de iş başında deneyimli ufuk ve vizyon sahibi eş güdümü güçlü kadroların bulunması tüm bu küresel ve bölgesel meydan okumaları yönetmede ülkemize tarihi bir avantaj kazandırmaktadır” dedi.</span></div>
</div>
<p></div>
</div>
</ul>
</div>
<div>
<p><b></b></p>
<div>
<div><b><span>KELEBEK ÖMÜRLÜ HÜKÜMETLER SORUNU</span></b></div>
</div>
</div>
<div>
<ul>
<div>
<div></p>
<div>
<div><span>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin siyasette istikrarın sunduğu asimetrik imkanlardan faydalanırken dünyanın birçok ülkesinde temel sorunun görevde yılını bile tamamlamadan dağılan kelebek ömürlü hükümetler meselesi olduğunu ifade etti. Kendilerinin 70’ler ve 90’larda çok sık yaşadıkları, 2002’yle beraber çözüme kavuşturdukları bu problemle bugün Batılıların yüzleştiğini vurgulayan Erdoğan, “Bunun bir neticesi olarak onlar tek bir krizle dahi doğru düzgün baş edemezken biz farklı cephelerde aynı anda pek çok sorunla mücadele ediyor, bunları başarıyla yönetebiliyoruz” diye konuştu.</span></div>
</div>
<p></div>
</div>
</ul>
</div>
<div>
<p><b></b></p>
<div>
<div><b><span>Finansmana erişim kolaylaşacak</span></b></div>
</div>
</div>
<div>
<ul>
<div>
<div></p>
<div>
<div><span> Cumhurbaşkanı Erdoğan, finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkında olduklarını belirterek, “Pazartesi günü yaptığımız kabine toplantımızda Türk ekonomisinin güncel durumunu masaya yatırırken finansman meselesini de etraflıca ele aldık. Bununla ilgili geçmiş tecrübeleri de göz önünde bulundurarak kapsamlı bir çalışma yapılması için ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik” dedi. Erdoğan, finansmana erişim ne kadar önemliyse bu kaynakların doğru yerde, doğru biçimde kullanılmasının da o derece önemli olduğunun altını çizerek, “Biz, ülkemizin kıt kaynaklarının verimsiz alanlara değil, üretime, ihracata, yatırıma ve sanayiye gitmesini arzu ediyoruz” dedi.</span></div>
</div>
<p></div>
</div>
</ul>
</div>
</div>
<p>Kaynak: Yeni Şafak</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberpota.com/kazanan-turkiye-olacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kimse Fark Etmeden Tonlarca Topluyorlar! Dev Banka Altında Gizlenen Rakamı İfşa Etti</title>
		<link>https://haberpota.com/kimse-fark-etmeden-tonlarca-topluyorlar-dev-banka-altinda-gizlenen-rakami-ifsa-etti/</link>
					<comments>https://haberpota.com/kimse-fark-etmeden-tonlarca-topluyorlar-dev-banka-altinda-gizlenen-rakami-ifsa-etti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Pota]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 04:12:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez Bankaları]]></category>
		<category><![CDATA[Orta]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberpota.com/?p=27008</guid>

					<description><![CDATA[Küresel piyasalarda gözler emtia fiyatlarına çevrilmişken, ABD'li yatırım bankası Goldman Sachs’tan ezber bozan bir altın analizi geldi. Bankanın yayımladığı son raporda, merkez bankalarının altın talebini ölçen mevcut analiz modelinde köklü bir ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<p>Küresel piyasalarda gözler emtia fiyatlarına çevrilmişken, ABD&#8217;li yatırım bankası Goldman Sachs’tan ezber bozan bir altın analizi geldi. Bankanın yayımladığı son raporda, merkez bankalarının altın talebini ölçen mevcut analiz modelinde köklü bir güncellemeye gidildiği belirtildi. Dünyanın önde gelen kurumu, merkez bankalarının aslında tahmin edilenden çok daha agresif bir şekilde altın depoladığını ortaya koydu.</p>
</div></div>
<p><b>Merkez bankaları rekor altın alımı gerçekleştirdi. Sessiz sedasız güvenli limana sığındılar.</b></p>
<figure>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://haberpota.com/wp-content/uploads/2026/06/kimse-fark-etmeden-tonlarca-topluyorlar-dev-banka-altinda-gizlenen-rakami-ifsa-etti-0-A9aZfpGu.jpg"/> </div>
</div>
<p>Dev yatırım bankası Goldman Sachs, altın tahminini güncelledi. Yeni modelleme üzerinden yapılan hesaplamalara göre, merkez bankaları mart ayı itibarıyla son 12 aylık hareketli ortalamada aylık resmi altın alımları yaklaşık 50 ton seviyesine ulaştı. Oysa bankanın bir önceki raporunda bu miktar yalnızca 29 ton olarak öngörülüyordu. Ortaya çıkan bu devasa fark, küresel elitlerin ve resmi kurumların sessiz sedasız güvenli limana sığındığını net bir şekilde gösteriyor.</p>
</figure>
<p><b>Yıl sonu altın hedefi 5 bin 400 dolar oldu.</b></p>
<figure>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://haberpota.com/wp-content/uploads/2026/06/kimse-fark-etmeden-tonlarca-topluyorlar-dev-banka-altinda-gizlenen-rakami-ifsa-etti-1-XpHa5Ign.jpg"/> </div>
</div>
<p>Piyasalardaki Orta Doğu kaynaklı baskılara ve yüksek enerji maliyetlerinin getirdiği sıkı para politikası rüzgarlarına rağmen Goldman Sachs, uzun vadeli iyimser beklentisini bozmadı. Dev banka, 2026 yıl sonu için ons altın fiyat tahminini 5 bin 400 dolar seviyesinde sabit tuttuğunu ilan etti.</p>
<p>Ancak raporda kısa vadeli yatırımcılar için çok kritik bir uyarı listesi de yer alıyor. Analistler, yakın gelecekte finansal piyasalarda stresin ve oynaklığın aniden yükselebileceğine dikkat çekiyor. Böyle bir panik anında nakit ihtiyacını karşılamak isteyen büyük yatırımcıların, ellerindeki en likit varlık olan altına yönelerek geçici satışlar yapabileceği belirtiliyor. Yaşanabilecek bu olası likidite satışlarının altın fiyatları üzerinde kısa süreli ve geçici bir baskı oluşturabileceğini hatırlatan uzmanlar, bu durumun ana yükseliş trendini ve 5 bin 400 dolarlık büyük hedefi değiştirmeyeceğini ifade ediyor.</p>
</figure>
<p><b>2026 boyunca altın alımları daha hızlanacak.</b></p>
<figure>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://haberpota.com/wp-content/uploads/2026/06/kimse-fark-etmeden-tonlarca-topluyorlar-dev-banka-altinda-gizlenen-rakami-ifsa-etti-2-UH741TeL.jpg"/> </div>
</div>
<p>Analistler Lina Thomas ve Daan Struyven imzalı raporda, jeopolitik risklerin tırmanması ve ülkelerin rezervlerini çeşitlendirme arayışlarının artması nedeniyle bu tablonun kalıcı olacağı vurgulandı. Goldman Sachs, merkez bankalarının 2026 yılı boyunca aylık ortalama altın alımının 60 ton sınırına dayanabileceğini öngörüyor. Hem resmi kurumlar düzeyindeki anketler hem de küresel gelişmeler, gerek büyük merkez bankaları gerekse bireysel yatırımcılar tarafında altına yönelik yapısal ilginin hiç olmadığı kadar güçlü kalmaya devam ettiğini doğruluyor.</p>
</figure>
<p>Kaynak: Onedio</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberpota.com/kimse-fark-etmeden-tonlarca-topluyorlar-dev-banka-altinda-gizlenen-rakami-ifsa-etti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Turizm Cennetinde 1 Ay Ücretsiz Kalacaklar, Üstüne Para Alacaklar</title>
		<link>https://haberpota.com/turizm-cennetinde-1-ay-ucretsiz-kalacaklar-ustune-para-alacaklar/</link>
					<comments>https://haberpota.com/turizm-cennetinde-1-ay-ucretsiz-kalacaklar-ustune-para-alacaklar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Pota]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2026 12:48:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[İrtifa]]></category>
		<category><![CDATA[Katılımcılar]]></category>
		<category><![CDATA[Orta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberpota.com/?p=26547</guid>

					<description><![CDATA[İtalya Alpleri’nde kulağa tatil gibi gelen ama aslında bilimsel araştırma olan ilginç bir proje başlıyor. Eurac Research tarafından yürütülen çalışmada gönüllüler, Stelvio Milli Parkı’ndaki Nino Corsi dağ sığınağında 1 ay yaşayacak. Konaklama ve ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<p>İtalya Alpleri’nde kulağa tatil gibi gelen ama aslında bilimsel araştırma olan ilginç bir proje başlıyor. Eurac Research tarafından yürütülen çalışmada gönüllüler, Stelvio Milli Parkı’ndaki Nino Corsi dağ sığınağında 1 ay yaşayacak. Konaklama ve yemek masrafları karşılanacak. Katılımcılara ayrıca ödeme yapılacak. Amaç ise insan vücudunun orta irtifaya uzun süreli maruz kaldığında nasıl tepki verdiğini incelemek.</p>
</div></div>
<p><b>Alpler’de 1 ay ücretsiz kalacaklar</b></p>
<figure>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://haberpota.com/wp-content/uploads/2026/05/turizm-cennetinde-1-ay-ucretsiz-kalacaklar-ustune-para-alacaklar-0-mKm5xDzR.jpg"/> </div>
</div>
<p>En Vols’un aktardığına göre proje, İtalya’nın kuzeyindeki Stelvio Milli Parkı’nda bulunan Nino Corsi dağ sığınağında gerçekleştirilecek. Yaklaşık 2.300 metre rakımda yer alan bölge, çam ormanları, vadiler, dağ gölleri ve karlı zirvelerle çevrili. Seçilen gönüllüler bu ortamda 1 ay boyunca yaşayacak ve günlük rutinlerine devam ederken araştırmacılar tarafından takip edilecek.</p>
<p>Çalışma klasik bir tatil programı değil. Katılımcıların konaklama ve yemekleri karşılanırken, vücudun orta irtifaya verdiği tepkiler düzenli olarak ölçülecek. Eurac Research’ün MAHE çalışması, özellikle yüksek rakımdan farklı olarak 2.500 metrenin altındaki orta irtifanın insan sağlığı üzerindeki etkilerini anlamayı hedefliyor.</p>
</figure>
<p><b>Araştırmacılar vücudun irtifaya tepkisini ölçecek</b></p>
<figure>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://haberpota.com/wp-content/uploads/2026/05/turizm-cennetinde-1-ay-ucretsiz-kalacaklar-ustune-para-alacaklar-1-Cwa3WsCi.jpg"/> </div>
</div>
<p>Projenin amacı, insan bedeninin orta irtifada uzun süre kaldığında nasıl değiştiğini görmek. Çünkü irtifa araştırmaları genellikle 3.400 ile 5.000 metre gibi daha yüksek bölgelerde yapılıyor. Ancak dünyada çok sayıda insan 2.500 metrenin altındaki orta irtifalarda yaşıyor, çalışıyor ya da tatil yapıyor. Buna rağmen bu seviyedeki uzun süreli etkiler hâlâ yeterince araştırılmış değil.</p>
<p>Gönüllülerin kalp, akciğer, uyku, metabolizma, iştah ve fiziksel dayanıklılık gibi verileri takip edilecek. Bu sayede araştırmacılar, dağ ortamında geçirilen uzun sürenin sağlıklı kişilerde nasıl bir değişim yarattığını daha net görmeyi hedefliyor. Yani katılımcılar için manzara Alpler olsa da işin arka planında ciddi bir sağlık araştırması var.</p>
</figure>
<p><b>Başvuranlara ödeme de yapılacak</b></p>
<figure>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://haberpota.com/wp-content/uploads/2026/05/turizm-cennetinde-1-ay-ucretsiz-kalacaklar-ustune-para-alacaklar-2-6n1Y5kFT.jpg"/> </div>
</div>
<p>En Vols, çalışmaya seçilecek gönüllülerin ücretsiz konaklama ve yemek imkanından yararlanacağını aktarıyor. Eurac Research’ün duyurusunda ise katılımcılara çalışma kapsamında ödeme yapılacağı da belirtiliyor. Programın 2026 Ağustos-Eylül döneminde düzenlenmesi planlanıyor.</p>
<p>Bu yüzden proje sosyal medyada &#8216;Alpler’de 1 ay bedava yaşama fırsatı&#8217; gibi ilgi çekici başlıklarla gündeme geldi. Ancak çalışma, yalnızca dağ tatili yapmak isteyenlere açık bir fırsat gibi düşünülmemeli. Katılımcıların belirli sağlık kriterlerini karşılaması, araştırma sürecine düzenli şekilde katılması ve ölçümlere dahil olması gerekiyor. Yani manzarası güzel, şartları cazip ama sonunda amaç bilimsel veri toplamak.</p>
</figure>
<p>Kaynak: Onedio</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberpota.com/turizm-cennetinde-1-ay-ucretsiz-kalacaklar-ustune-para-alacaklar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Jeopolitik Fırtınada Girişimcilik: Tehdit mi, Fırsat mı?</title>
		<link>https://haberpota.com/jeopolitik-firtinada-girisimcilik-tehdit-mi-firsat-mi/</link>
					<comments>https://haberpota.com/jeopolitik-firtinada-girisimcilik-tehdit-mi-firsat-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Pota]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 17:12:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[Hürmüz]]></category>
		<category><![CDATA[Orta]]></category>
		<category><![CDATA[Tedarik]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberpota.com/?p=25867</guid>

					<description><![CDATA[Dünya, İran-ABD gerilimi ve ticaret savaşlarının yarattığı jeopolitik fırtınalarla sarsılırken, bu ortam girişimciler için büyük bir tehdit mi yoksa yeniden konumlanma fırsatı mı sunuyor? Setaş Global Makine Genel Müdürü ve girişimcilik araştırmacısı ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<p>Dünya, İran-ABD gerilimi ve ticaret savaşlarının yarattığı jeopolitik fırtınalarla sarsılırken, bu ortam girişimciler için büyük bir tehdit mi yoksa yeniden konumlanma fırsatı mı sunuyor? Setaş Global Makine Genel Müdürü ve girişimcilik araştırmacısı Dr. Mustafa Çağa, bu kargaşayı dengeleri yeniden kuran bir süreç olarak okuyor ve Türk girişimcisinin, coğrafi konumu sayesinde değişen tedarik zincirlerinde aktif bir aktör olma şansına sahip olduğunu vurguluyor. Çağa, belirsizlikte panik yerine stratejik senaryolar hazırlamanın ve fiyat savaşından ziyade &#8216;güvenilirlik savaşını&#8217; kazanmanın yollarını anlatıyor.</p>
</div></div>
<p><b>Hocam, dünya şu an çok hareketli bir dönemden geçiyor. İran-ABD gerilimi, Hürmüz Boğazı&#8217;ndaki tıkanıklık, Çin ile Batı arasındaki ticaret savaşları&#8230; Bir girişimcilik araştırmacısı olarak bu tabloyu nasıl okuyorsunuz?</b></p>
<figure>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://haberpota.com/wp-content/uploads/2026/05/jeopolitik-firtinada-girisimcilik-tehdit-mi-firsat-mi-0-glsQWNcr.jpg"/> </div>
</div>
<p>Kargaşa rahatsız edici, ama kargaşa aynı zamanda dengeleri yeniden kurar. Hürmüz Boğazı&#8217;ndan geçen petrol dünya tüketiminin yaklaşık yüzde yirmisini oluşturuyor. Her gün 17-20 milyon varil bu dar su yolundan geçiyor. Bu yolun tıkanması enerji fiyatlarını, nakliye maliyetlerini, sigorta primlerini domino taşı gibi etkiliyor. Ama şunu da söylemek lazım: Her büyük jeopolitik kırılma, bir önceki dönemin kazananlarını geride bırakıp yeni fırsatlar yaratır. 2008 krizi de öyleydi, pandemi de öyleydi. Şimdi de öyle olacak.</p>
<p><b><strong>Hürmüz&#8217;deki gelişmeler Türk girişimcisini doğrudan etkiler mi?</strong></b></p>
<p>Hem evet hem hayır. Enerji maliyetleri yükseldiğinde üretim maliyetleri artar, bu herkesi etkiler. Enerjiden gübre fiyatlarına, lojistikten sigorta maliyetlerine kadar tüm alanları etkileyen bu dar hat, küresel enflasyonda da yükselişe yol açıyor. Ama Türkiye&#8217;nin coğrafi konumu burada kritik bir avantaja dönüşüyor. Hürmüz&#8217;de sorun olduğunda Avrupa ile Orta Doğu arasındaki kara ve demir yolu güzergâhlarına talep artıyor. Türkiye bu güzergâhların tam ortasında. Bu bir risk değil, doğru okunursa ciddi bir fırsat.</p>
</figure>
<p><b>Çin&#8217;den gelen ürünlerin boğazlar üzerindeki etkisine gelince — bu Türk girişimcisi için ne anlama geliyor?</b></p>
<figure>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://haberpota.com/wp-content/uploads/2026/05/jeopolitik-firtinada-girisimcilik-tehdit-mi-firsat-mi-1-5MSusPKP.jpg"/> </div>
</div>
<p>Çok katmanlı bir soru bu. Çin, ABD askeri operasyonunun başlamasından sonra İran&#8217;dan en az 11 milyon varil ham petrol aldı ve bu petrolün tamamı Hürmüz Boğazı üzerinden sevk edildi. Yani Çin, kriz ortamında bile tedarik zincirini ayakta tutmayı başarıyor. Çin malları Hürmüz yerine alternatif güzergâhlara yöneldiğinde — Orta Asya koridoru, Türkiye üzerinden kara yolu — hem lojistik maliyetler artıyor hem de Türkiye bu akışın içinde daha aktif bir oyuncu haline geliyor. Girişimci için soru şu: Bu değişen akışta ben neredeyim? Pasif bir izleyici mi, yoksa aktif bir aktör mü?</p>
<p><b><strong>&#8216;Kontrollü kaos&#8217; diye bir kavram gündemde. Girişimci bu belirsizliği nasıl yönetmeli?</strong></b></p>
<p>Modern piyasalarda bazen fiziksel krizden çok beklenti krizi daha yıkıcıdır. Bu tespit girişimcilik açısından da geçerli. Belirsizlik ortamında en büyük hata hareketsiz kalmaktır. İkinci büyük hata ise panikle yanlış yöne koşmaktır. Doğru yaklaşım senaryoları önceden hazırlamak — &#8216;Hürmüz tamamen kapanırsa&#8217;, &#8216;kısmen kapanırsa&#8217;, &#8216;gerilim azalırsa&#8217; — ve her senaryoda ne yapacağını bilmektir. Girişimci esnekliği tam da bu: Koşullara göre değil, senaryolara göre hareket etmek.</p>
</figure>
<p><b>Türkiye bu dönemde nasıl konumlanıyor? Girişimci için ülkesi bir avantaj mı?</b></p>
<figure>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://haberpota.com/wp-content/uploads/2026/05/jeopolitik-firtinada-girisimcilik-tehdit-mi-firsat-mi-2-VJcXuKJx.jpg"/> </div>
</div>
<p>Kesinlikle evet, ama bu avantaj kendiliğinden gelmez. Küresel ekonomideki belirsizlik ortamı devam ederken Türkiye yatırımlar açısından güçlü bir vizyon ortaya koyuyor. İhracatçı firmalara yönelik vergi avantajları, start-up ekosistemi teşvikleri, finansmana erişim kolaylıkları bunların hepsi somut adımlar. Ama bunların ötesinde Türkiye&#8217;nin jeopolitik konumu belki tarihinin en kritik noktasında. Doğu ile Batı arasında köprü olmak artık klişe bir söylem değil, gerçek bir ticari değer. Bunu fırsata çevirecek girişimci kazanacak.</p>
<p><b><strong>Siz hem akademisyen hem de sektörün içindesiniz. Bu iki perspektif bir araya gelince ne görüyorsunuz?</strong></b></p>
<p>Akademi size &#8216;ne olduğunu&#8217; gösterir, saha size &#8216;nasıl çalıştığını&#8217; öğretir. Şu an her ikisi de aynı şeyi söylüyor: Tedarik zincirleri kalıcı olarak değişiyor. Pandemiyle başlayan &#8216;yakın kaynak&#8217; trendi, jeopolitik gerilimle ivme kazandı. Firmalar artık &#8216;en ucuz tedarikçi&#8217; yerine &#8216;en güvenilir tedarikçi&#8217; arıyor. Türkiye&#8217;deki girişimci bunu fırsata çevirebilir — eğer güvenilirliği, hızı ve esnekliği ön plana çıkaran bir model kurabilirse. Fiyat savaşına girmeye gerek yok; güvenilirlik savaşını kazanmak yeterli.</p>
</figure>
<p><b>Peki ya genç girişimciler? Bu ortam onları korkutmamalı mı?</b></p>
<figure>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://haberpota.com/wp-content/uploads/2026/05/jeopolitik-firtinada-girisimcilik-tehdit-mi-firsat-mi-3-NKhVCDxm.jpg"/> </div>
</div>
<p>Aksine, onlar için en iyi dönem bu. Köklü şirketler değişime direnir çünkü kaybedecekleri çok şey var. Genç girişimcinin ise kaybedecek bir alışkanlığı yok. Start-up ekosistemine yönelik teşvikler, dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemeler özellikle genç girişimcilerin önünü açıyor. Üstüne bir de jeopolitik kargaşanın yarattığı boşlukları eklerseniz — yeni lojistik güzergâhlar, değişen tedarik zincirleri, yeniden şekillenen pazar yapıları — ortada çok sayıda doldurulmamış alan var. Fırsatı görmek için önce korkuyu bir kenara bırakmak gerekiyor.</p>
<p><b><strong>Son olarak: Tüm bu tablodan çıkan tek bir mesaj verseydiniz, ne olurdu?</strong></b></p>
<p>Şu: Belirsizlik ortadan kalkmayacak. Bu dönemin geçeceğini bekleyenler büyük ihtimalle bir sonraki kargaşanın içinde de beklemeye devam edecek. Kazananlar belirsizliği kötü bir haber olarak değil, yeniden konumlanma fırsatı olarak okuyanlar olacak. Türk girişimcisinin tarihsel olarak bu becerisi var. Şimdi onu bilinçli ve stratejik biçimde kullanma zamanı.</p>
</figure>
<p><b>Dr. Mustafa Çağa Kimdir?</b></p>
<figure>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://haberpota.com/wp-content/uploads/2026/05/jeopolitik-firtinada-girisimcilik-tehdit-mi-firsat-mi-4-mmMWYjGd.jpg"/> </div>
</div>
<p>Setaş Global Makine Genel Müdürü olan Dr. Mustafa Çağa, girişimcilik alanında akademik çalışmalar yürüten bağımsız bir araştırmacıdır. Dönüşümcü liderlik, kurumsal girişimcilik ve ekip davranışları üzerine yayımlanmış çalışmaları bulunan Çağa Onedio&#8217;da girişimcilik üzerine köşe yazıları yazmaktadır.</p>
</figure>
<div>
<div>
<p>Instagram</p>
<p>LinkedIn</p>
<p><em>Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio&#8217;nun editöryal politikasını yansıtmayabilir.</em></p>
</div></div>
</p>
<p>Kaynak: Onedio</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberpota.com/jeopolitik-firtinada-girisimcilik-tehdit-mi-firsat-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Günde yarım saat egzersiz milyonların etkilendiği hastalığı önlüyor</title>
		<link>https://haberpota.com/gunde-yarim-saat-egzersiz-milyonlarin-etkilendigi-hastaligi-onluyor/</link>
					<comments>https://haberpota.com/gunde-yarim-saat-egzersiz-milyonlarin-etkilendigi-hastaligi-onluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Pota]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 11:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Belirti]]></category>
		<category><![CDATA[Egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[Etki]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[Orta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberpota.com/?p=24067</guid>

					<description><![CDATA[Egzersizin ruh haline iyi geldiği uzun zamandır biliniyor. Ancak yeni araştırmalar, tek bir egzersiz seansının bile hızlı etki gösterebileceğini ortaya koyuyor. 30 dakikalık orta tempolu koşu ya da yürüyüş, bazı kişilerde kaygı ve depresif ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[</p>
<div>
<div>
<p>Egzersizin ruh haline iyi geldiği uzun zamandır biliniyor. Ancak yeni araştırmalar, tek bir egzersiz seansının bile hızlı etki gösterebileceğini ortaya koyuyor. 30 dakikalık orta tempolu koşu ya da yürüyüş, bazı kişilerde kaygı ve depresif belirtileri kısa sürede hafifletebilir. Araştırmacılar, bu etkinin adiponektin adlı hormonla bağlantılı olabileceğini belirtiyor. Yine de egzersizin tıbbi tedavinin yerine geçmediğini unutmamak gerekiyor.</p>
</div></div>
<p><b>Yarım saatlik egzersiz ruh halini hızlıca değiştirebilir</b></p>
<figure>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://haberpota.com/wp-content/uploads/2026/05/gunde-yarim-saat-egzersiz-milyonlarin-etkilendigi-hastaligi-onluyor-0-6fJHvU32.jpg"> </div>
</div>
<p>Hong Kong Polytechnic University’den araştırmacıların da yer aldığı çalışma, tek seferlik orta yoğunlukta egzersizin ruh hali üzerindeki hızlı etkisini inceledi. Araştırmada 18-40 yaş aralığındaki 40 yetişkin, 30 dakika boyunca koşu bandında egzersiz yaptı. Katılımcılar egzersizden önce ve sonra ruh hali değerlendirmesi doldurdu. Sonuçlarda hem kaygı ve depresyon belirtisi olanlarda hem de belirtisi olmayanlarda ruh halinde anlamlı bir iyileşme görüldü. Belirti yaşayan katılımcılarda öfke, kafa karışıklığı, yorgunluk, depresyon ve kaygı puanlarının düştüğü aktarıldı.</p>
<p>Bulgu, &#8216;spor yapınca iyi hissettim&#8217; cümlesinin yalnızca kişisel bir his olmadığını gösteriyor. Araştırmacılar, tek bir egzersiz seansının bile hızlı bir antidepresan etki yaratabileceğini belirtiyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: Çalışma egzersizin ruh haline katkısını gösterse de depresyon tedavisi için tek başına yeterli olduğu anlamına gelmiyor. </p>
<p>Özellikle klinik depresyon, kaygı bozukluğu ya da düzenli ilaç kullanımı olan kişilerin egzersizi destekleyici bir yöntem olarak değerlendirmesi ve gerekiyorsa uzmana danışması daha doğru olur.</p>
</figure>
<p><b>Etkinin arkasında adiponektin hormonu olabilir</b></p>
<figure>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://haberpota.com/wp-content/uploads/2026/05/gunde-yarim-saat-egzersiz-milyonlarin-etkilendigi-hastaligi-onluyor-1-z8eRslPT.jpg"> </div>
</div>
<p>Araştırmacılar, egzersizin ruh halini neden bu kadar hızlı etkileyebildiğini anlamak için fare deneyleri de yaptı. Moleküler Psychiatry’de yayımlanan çalışmaya göre orta yoğunlukta tek seferlik egzersizden sonra farelerde adiponektin adlı hormonun hem kanda hem de beynin duygusal düzenlemeyle ilişkili bölgelerinde arttığı görüldü. </p>
<p>Adiponektin, yağ dokusu tarafından salgılanan bir hormon olarak biliniyor. Çalışmada bu hormonun beyindeki AdipoR1 adlı reseptörü etkilediği ve anterior singulat korteks bölgesindeki bazı sinir hücrelerini aktive ettiği belirtildi.</p>
<p>Bu mekanizma oldukça önemli çünkü araştırmacılara göre egzersizin ruh hali üzerindeki etkisi yalnızca “endorfin salgılandı, iyi hissettirdi” açıklamasından ibaret olmayabilir. Adiponektin, AdipoR1 ve APPL1 üzerinden gelişen sinirsel değişimler, beyindeki bağlantıların güçlenmesine katkı sağlayabilir. Farelerde egzersiz sonrası görülen olumlu davranış etkilerinin 24 saate kadar sürdüğü, 48 saatte ise azaldığı bildirildi. İnsanlarda bu etkinin ne kadar sürdüğü ise henüz net olarak ölçülmüş değil.</p>
</figure>
<p><b>Yarım saatlik hareket bile ruh halini değiştirebilir</b></p>
<figure>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://haberpota.com/wp-content/uploads/2026/05/gunde-yarim-saat-egzersiz-milyonlarin-etkilendigi-hastaligi-onluyor-2-IuYr6w3R.jpg"> </div>
</div>
<p>Araştırmanın en dikkat çeken tarafı, etkinin uzun bir spor programından değil, tek bir egzersiz seansından sonra görülmesi. Yani saatlerce spor salonunda kalmak ya da ağır antrenman yapmak gerekmiyor. Orta tempolu 30 dakikalık bir yürüyüş, koşu bandında hafif bir tempo ya da bedeni biraz hareket ettiren benzer bir aktivite bile ruh halinde hızlı bir değişim yaratabiliyor.</p>
<p>Bilim insanlarına göre egzersizden sonra ortaya çıkan bu iyi his, yalnızca &#8216;spor yaptım, kendimi iyi hissediyorum&#8217; düşüncesinden ibaret olmayabilir. Vücutta salgılanan adiponektin hormonu beyne ulaşıyor ve duyguları düzenleyen bölgelerde bazı değişimleri tetikliyor. Fareler üzerinde yapılan deneylerde bu etkinin 24 saate kadar sürdüğü görüldü. İnsanlarda ne kadar sürdüğü henüz net değil ama araştırma, kısa süreli hareketin bile ruh halini toparlamada etkili olabileceğini gösteriyor.</p>
</figure>
<p>Kaynak: Onedio</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberpota.com/gunde-yarim-saat-egzersiz-milyonlarin-etkilendigi-hastaligi-onluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Azerbaycan ve Özbekistan İslam Gıda Güvenliği Örgütü&#8217;ne katıldı</title>
		<link>https://haberpota.com/azerbaycan-ve-ozbekistan-islam-gida-guvenligi-orgutune-katildi/</link>
					<comments>https://haberpota.com/azerbaycan-ve-ozbekistan-islam-gida-guvenligi-orgutune-katildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Pota]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 21:48:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Orta]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>
		<category><![CDATA[Üretim]]></category>
		<category><![CDATA[Yalnızca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberpota.com/?p=23622</guid>

					<description><![CDATA[Özbekistan ve Azerbaycan'ın İslam Gıda Güvenliği Teşkilatı'na katılması, tarım ve gıda diplomasisinde yeni bir dönemin işareti olarak görülüyor. Gelişme, özellikle su yönetimi, tarımsal inovasyon ve dayanıklı gıda sistemleri açısından bölgesel iş birliklerini güçlendirebilir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><p>Küresel gıda güvenliği tartışmalarının derinleştiği bir dönemde, İslam dünyasında dikkat çekici bir kurumsal genişleme yaşandı. Özbekistan ve Azerbaycan, İslam İşbirliği Teşkilatı’na bağlı faaliyet gösteren İslam Gıda Güvenliği Teşkilatı’na (IOFS) resmen katıldı.</p>
<p>Bakü’de düzenlenen imza töreniyle birlikte teşkilatın üye sayısı 43’e yükseldi. Süreç, yalnızca diplomatik bir genişleme olarak değil, aynı zamanda tarım, su ve gıda güvenliği ekseninde yeni bir bölgesel koordinasyon hamlesi olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Kuruluş tarafından yapılan açıklamada, Özbekistan ve Azerbaycan’ın üyeliğinin stratejik önem taşıdığı vurgulandı. Her iki ülkenin de güçlü tarımsal potansiyele, gelişen agro-endüstriyel altyapıya ve inovasyon kapasitesine sahip olduğu belirtildi.</p>
<p><strong>Mesele yalnızca tarımsal üretim değil</strong></p>
<p>Aslında bu üyelik, yalnızca sembolik bir adım değil. IOFS’nin açıklamasına göre kuruluş, halihazırda her iki ülkeyle de tarımsal inovasyon, değer zincirleri, sınır aşan zararlılarla mücadele, dijital su yönetimi ve sürdürülebilir tarım uygulamaları gibi alanlarda iş birliği yürütüyor.</p>
<p>Bu tablo, son dönemde giderek daha fazla öne çıkan “gıda diplomasisi” kavramının yeni bir örneği olarak okunuyor. Çünkü artık mesele yalnızca tarımsal üretim değil; su yönetimi, lojistik, teknoloji, iklim dayanıklılığı ve stratejik koordinasyon da gıda güvenliğinin temel unsurları arasında yer alıyor.</p>
<p>Özellikle Özbekistan’ın üyeliği dikkat çekiyor. Orta Asya’nın önemli tarım üreticilerinden biri olan ülke, son yıllarda tarımda modernizasyon, sulama altyapısı ve verimlilik odaklı dönüşüm politikalarıyla öne çıkıyor. Pamuk, buğday, meyve-sebze ve hayvancılık üretimindeki kapasitesiyle bölgesel gıda zincirinde önemli bir aktör konumunda bulunuyor.</p>
<p>Azerbaycan ise özellikle tarımsal teknoloji, lojistik koridorları ve Hazar merkezli ticaret bağlantıları açısından stratejik bir konumda yer alıyor. Bu nedenle iki ülkenin aynı platformda buluşması, Orta Asya-Kafkasya ekseninde yeni bir tarım ve gıda iş birliği hattı oluşturabilir.</p>
<p><strong>Kuruluşun verdiği mesaj dikkat çekici</strong></p>
<p>IOFS, artık yalnızca politika diyaloğu yapan bir yapı olmaktan çıkıp, sahada ölçülebilir sonuç üreten operasyonel ortaklıklara yöneldiğini vurguluyor. Bu ifade, teşkilatın önümüzdeki dönemde daha aktif proje bazlı bir yapıya dönüşeceğine işaret ediyor.</p>
<p>Üyelik aynı zamanda teknik destek, ortak programlar, bilgi paylaşımı ve bölgesel girişimlere erişim anlamına geliyor. Özellikle iklim değişikliği, kuraklık, su stresi ve arz zinciri kırılganlıklarının arttığı bir dönemde bu tarz çok taraflı platformların önemi daha da artıyor.</p>
<p>Son yıllarda pandemi, savaşlar, enerji krizi ve El Nino kaynaklı iklim baskıları; gıdanın artık sadece ekonomik değil aynı zamanda stratejik ve jeopolitik bir mesele olduğunu ortaya koydu. Bu nedenle ülkeler yalnızca üretimi değil, üretimin sürdürülebilirliğini ve dayanıklılığını da güvence altına almaya çalışıyor.</p>
</p>
<p>Kaynak: Bloomberg HT</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberpota.com/azerbaycan-ve-ozbekistan-islam-gida-guvenligi-orgutune-katildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
