<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hukuk &#8211; Haber Pota &#8211; Güncel Son Dakika Haberleri</title>
	<atom:link href="https://haberpota.com/tag/hukuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://haberpota.com</link>
	<description>Türkiye&#039;den Son Dakika Güncel Haberler</description>
	<lastBuildDate>Tue, 12 May 2026 20:00:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://haberpota.com/wp-content/uploads/2025/06/Hpfav-150x150.png</url>
	<title>Hukuk &#8211; Haber Pota &#8211; Güncel Son Dakika Haberleri</title>
	<link>https://haberpota.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türk ve Belçikalı şirketler arasında veri koruma alanında stratejik iş birliği</title>
		<link>https://haberpota.com/turk-ve-belcikali-sirketler-arasinda-veri-koruma-alaninda-stratejik-is-birligi/</link>
					<comments>https://haberpota.com/turk-ve-belcikali-sirketler-arasinda-veri-koruma-alaninda-stratejik-is-birligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Pota]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 20:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Belçika]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[Şirketler]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberpota.com/?p=23943</guid>

					<description><![CDATA[Belçika Kraliçesi’nin başkanlık ettiği Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında, Türkiye ile Belçika arasında hukuk alanında önemli bir iş birliği hayata geçirildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><p>Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında işbirliği sözleşmesi imzalayan tek hukuk bürosu “Yazıcıoğlu Legal” ile Belçika merkezli “European Data Protection Office” arasında imzalanan iş birliği anlaşması, iki ülke arasında veri koruma mevzuatlarının karşılıklı olarak iş dünyasına aktarılmasını ve şirketlerin bu alandaki uyum süreçlerinin desteklenmesini hedefliyor.</p>
<p>Kurulan iş birliği kapsamında; Türkiye merkezli olup Avrupa’da faaliyet gösteren şirketlere Yazıcıoğlu Legal tarafından Avrupa Birliği veri koruma mevzuatı kapsamında temsilcilik konusunda European Data Protection Office’e yönlendirme sağlanacak. European Data Protection Office ise Belçika merkezli ve Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlere, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) çerçevesinde rehberlik edilmesi için Yazıcıoğlu Legal ile birlikte çalışacak.</p>
<p>Söz konusu model, yalnızca hukuki danışmanlık hizmeti sunmanın ötesine geçerek, iki ülke arasında iş yapan şirketler için karşılıklı güven ve uyum zeminini güçlendiren bir köprü işlevi görüyor.</p>
<p>İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Yazıcıoğlu Legal Yönetici Ortağı Av. Bora Yazıcıoğlu, şunları söyledi:</p>
<p>“Türkiye ile Avrupa Birliği arasında iş yapan şirketler için veri koruma mevzuatına uyum, artık yalnızca hukuki bir gereklilik değil, aynı zamanda iş sürekliliği ve itibar açısından kritik bir unsur. Bu iş birliğiyle amacımız, Türk şirketlerinin Avrupa’daki faaliyetlerinde AB veri koruma standartlarına uyum süreçlerinin önemli adımlarından biri konusunda güvenilir iş ortağımıza yönlendirmek, Belçikalı şirketlerin ise Türkiye’de faaliyetler yürütürken KVKK yükümlülüklerini doğru ve güvenli şekilde yönetmelerine destek olmak. Karşılıklı bilgi paylaşımı ve koordinasyonla, iki ülke arasında iş yapan şirketler için daha öngörülebilir ve sağlıklı bir zemin oluşturmayı hedefliyoruz.”</p>
<p>Belçika Kraliçesi’nin Türkiye ziyaretiyle iki ülke arasındaki ilişkilerin gündemde olduğu bu dönemde hayata geçirilen iş birliği, Türk şirketlerinin Avrupa pazarındaki faaliyetlerini daha sağlam bir zemine taşırken, Belçikalı şirketlerin Türkiye’deki operasyonlarını da kolaylaştıracak önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Bora Yazıcıoğlu’nun kurucusu ve yöneticisi olduğu Yazıcıoğlu Legal, 15 hukukçunun görev aldığı, İstanbul merkezli butik bir veri koruma, siber güvenlik, yapay zeka ve teknoloji hukuku bürosudur. Büro; teknoloji, medya ve telekomünikasyon ile veri koruma/siber güvenlik alanlarına ilişkin hukuki konulara odaklanmaktadır. Ayrıca uluslararası işlemler, şirketler ve ticari işlemler, fikri mülkiyet, regülasyona uyum, e-ticaret, tüketicinin korunması ve uyuşmazlık çözümü alanlarında deneyimi vardır.</p>
</p>
<p>Kaynak: Haber7</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberpota.com/turk-ve-belcikali-sirketler-arasinda-veri-koruma-alaninda-stratejik-is-birligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk deniz yetki alanları için tarihi adım!</title>
		<link>https://haberpota.com/turk-deniz-yetki-alanlari-icin-tarihi-adim/</link>
					<comments>https://haberpota.com/turk-deniz-yetki-alanlari-icin-tarihi-adim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Pota]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 19:05:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberpota.com/?p=23868</guid>

					<description><![CDATA[Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı kamuoyuna tanıtıldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti, ‘denizci devlet’ vizyonunu gelecek nesillere güçlü bir hukuki miras olarak bırakmak üzere Mavi Vatan politikasını yeni bir aşamaya taşıyor.</p>
<p><b><span><strong>MİLLİ İRADENİN DENİZLERDEKİ EN GÜÇLÜ TESCİLİ OLACAK</strong></span></b></p>
<p>“Mavi Vatan” vizyonu doğrultusunda uzun süredir hazırlıkları yürütülen<strong> “Türk Deniz Yetki Alanları Kanun Taslağı”</strong>, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) tarafından 12 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen <strong>“Deniz Hukukunda Güncel Gelişmeler”</strong> konulu basın toplantısında geniş bir şekilde ele alındı.</p>
<p>Söz konusu taslak ülkemizin deniz yetki alanlarını uluslararası hukuka uygun olarak tarif eden kapsamlı bir çatı hukuki düzenleme niteliği taşımakta olup bu çalışma, meclis iradesinin teşekkülü ile milli iradenin denizlerdeki en güçlü tescili olacaktır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://haberpota.com/wp-content/uploads/2026/05/turk-deniz-yetki-alanlari-icin-tarihi-adim-0-hdn4hllp.jpg"></p>
<p>Konu ile ilgili detayları aktaran DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, konuşmasına halihazırda konu ile ilgili şu an için taslak bir çalışma olduğunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan bir Kanun teklifi bulunmadığını, taslak çalışmanın Meclise Kanun teklifi olarak sunulması halinde söz konusu taslağın nihai halinin TBMM tarafından karar altına alınacağının altını çizerek başladı. Süleyman Önel konuşmasında on yılı aşkın bir süredir ilgili kurumların katkılarıyla taslak üzerinde yoğun bir emek verildiğini ve DEHUKAM’ın özellikle 2018 yılından itibaren bu sürece akademik ve teknik katkılar sunduğunu hatırlatmış ve Taslağın; Cumhurbaşkanlığı politika kurulları, başta Dışişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı olmak üzere ilgili Bakanlıklar ve&nbsp; kamu kurum ve kuruluşları ile akademinin koordineli çalışmasıyla, Türkiye’nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini koruma iradesinin bir yansıması olarak hazırlandığını ifade etti.</p>
<p><b><span><strong>NEDEN YENİ BİR KANUNA İHTİYAÇ DUYULDU?</strong></span></b></p>
<p>Türkiye’nin 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne (BMDHS) taraf olmadığını belirten DEHUKAM Yönetim Kurulu Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yücel Acer, Türkiye’nin denizci devlet anlayışıyla hem çevre denizlerimizde hem de dünya denizlerinde ticari, ekonomik, askeri ve bilimsel faaliyetlerini her geçen gün artırmakta olduğunu, Ülkemizin halihazırda 1982 tarihli Karasuları Kanunu dışında deniz yetki alanlarımıza dair kapsamlı bir iç hukuk düzenlemesi bulunmadığını ifade ederek; ülkemizin denizlerdeki hak ve çıkarlarını uluslararası hukuka uygun olarak tarif edecek ve Türk iç hukukunda dayanak teşkil edecek çatı niteliğinde bir kanuna ihtiyaç duyulduğunu belirtti. DEHUKAM Müdürü Dr. Mustafa Başkara ise hazırlanan taslak kanun çalışmasının Türkiye’yi kısıtlamayan, esnek bir yazım benimseyen ve uluslararası hukukun temel ilkeleriyle uyumlu, sade bir metin olduğunu ekledi.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Kurulu Başkan Vekili Büyükelçi Sayın Prof. Dr. Çağrı Erhan konuya ilişkin olarak, dinamik bir alan olan deniz hukukunda Türkiye’nin artık sadece uygulayıcı değil, terminoloji oluşumuna ve kuralların kodifiye edilmesine doğrudan katkı sağlayan lider bir ülke konumuna geldiğini vurguladı.</p>
<p><b><span><strong>KAPSAMLI EGEMENLİK VE HAKLARIN TESCİLİ</strong></span></b></p>
<p>Yapılan konuşmalarda taslağın, Türk iç suları, Türk karasuları, Türk kıta sahanlığının yanı sıra Türk bitişik bölgesi ve Türk münhasır ekonomik bölgesini (MEB) kapsamakta olduğu, yine İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi’nin Türk iç sularının parçası olduğu bir kez daha kanun düzeyinde teyit edilerek, mevzuattan ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi dahil uluslararası andlaşmalardan doğan haklarımızın saklı tutulduğu vurgulanmıştır.</p>
<p>Karasularında Mevcut Uygulamalar Devam Edecek ve Özel Koşullar Gözetilecek<br /> Taslak Kanun çalışması, Türkiye’nin karasularının genişliğine dair mevcut devlet uygulamalarında bir değişikliğe gitmemektedir. Bu doğrultuda açık deniz alanlarının oranını daraltmamak adına Ege Denizi’nde mevcut 6 millik karasuları genişliği sürdürülecek, Akdeniz ve Karadeniz’de ise 12 deniz mili olan uygulamalarımız devam edecektir. Kanun taslağının 10 uncu maddesinin stratejik önemine dikkat çeken Dr. Başkara, deniz yetki alanlarının ve diğer deniz alanlarının sınırlarının tespitinde “ilgili ve özel koşulların” dikkate alınacağını, bu maddenin Türkiye’nin hakkaniyet esaslı sınırlandırma tezleri bağlamında kapsayıcı bir hukuki güvence sağladığını belirtti.<br /> Dr. Başkara, bu kanun taslağı ile birlikte Türk kıta sahanlığında ve ilan edilen münhasır ekonomik bölgede icra edilecek her türlü ekonomik, bilimsel ve çevresel faaliyetin münhasıran Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin iznine tabi olduğunun uluslararası hukuka uygun bir biçimde kayıt altına alındığını belirtti.</p>
<p><b><span><strong>ENERJİ, ÇEVRE VE BİYOLOJİK ZENGİNLİKLERİMİZDE TAM YETKİ</strong></span></b></p>
<p>Kanun taslağı, Türkiye Cumhuriyeti’ne Türk münhasır ekonomik bölgesini teşkil eden alanlarda deniz yatağı, toprak altı ve su kütlesindeki canlı ve cansız kaynaklar, madenler, hidrokarbonlar ile akıntı, gelgit, rüzgâr ve güneş gibi enerji kaynaklarının yönetiminde münhasıran egemen haklar tanımaktadır. Dr. Başkara, bu kanun taslağı ile birlikte Türk kıta sahanlığında ve ilan edilen münhasır ekonomik bölgede icra edilecek her türlü ekonomik, bilimsel ve çevresel faaliyetin münhasıran Türkiye Cumhuriyeti’nin iznine ve/veya muvafakatine tabi olduğunun uluslararası hukuka uygun bir biçimde kayıt altına alındığını belirtti.</p>
<p>Taslağın temel gayesi yeni sorunlar çıkarmak değil, Türkiye’nin ulusal yetki alanlarını korumak ve mevcut tezlerini hukuki olarak tahkim etmektir. Prof. Dr. Çağrı Erhan bu hususa ilişkin olarak Türkiye’nin artık deniz hukuku terminolojisini sadece uygulayan değil, bu kavramların oluşmasına ve kodifiye edilmesine katkı sağlayan bir aktör konumunda olduğunu, hükümleri Cumhurbaşkanı tarafından yürütülecek olan bu Kanun taslağı ile Mavi Vatan’daki siyasi, askeri, idari, ekonomik ve çevresel haklarımız, uluslararası hukuka uygun olarak en güçlü şekilde savunulmaya ve gelecek nesillere taşınmaya devam edeceğini ifade etmiş, yine Türkiye’nin Kanun taslağını hazırlarken herhangi bir ülkeyi paranteze alarak bir metin ortaya koymuş olmadığını, Türk milletinin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini dikkate alarak yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir taslaktan söz edildiğini, başka ülkelerin sanki dünyada sadece kendileri varmış ve Türkiye onları düşünerek bir şeyler yapıyormuş gibi düşünebileceğini ancak söz konusu durumun Kanun taslağı hazırlanırken çok da dikkate alınan bir husus olmadığının altını çizdi.</p>
<p>Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerinin olduğu ve bunları sürdüreceğini belirterek basın toplantısını düzenleyen DEHUKAM’a taslak Kanun çalışması kapsamında sürece sunduğu katkılardan dolayı teşekkür etti.</p>
</p>
<p>Kaynak: Haber7</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberpota.com/turk-deniz-yetki-alanlari-icin-tarihi-adim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan&#8217;dan yeni anayasa açıklaması</title>
		<link>https://haberpota.com/erdogandan-yeni-anayasa-aciklamasi/</link>
					<comments>https://haberpota.com/erdogandan-yeni-anayasa-aciklamasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Pota]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 00:12:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[İdare]]></category>
		<category><![CDATA[kamu]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberpota.com/?p=23683</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay'da 'Danıştay'ın 158. Kuruluş Yıldönümü ve Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni'nde konuştu. Erdoğan burada yaptığı konuşmada, her türlü ayrıcalığa ve ayrımcılığa son verdiklerini belirterek "Cumhur ile cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık." dedi. Erdoğan, "Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor" ifadelerini kullandı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[</p>
<div>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, &#8216;Danıştay&#8217;ın 158. Kuruluş Yıl dönümü&#8217;nde açıklamalarda bulundu. Erdoğan&#8217;ın konuşmasından satır başları:</p>
<p>Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek durumundayım. Toplumun bir kesiminin kendisini öz yurdunda garip hissettiği dönemlerden, siyasetin ve kamu idaresinin vatandaşla göz hizasında iletişim kurduğu bir olgunluk seviyesine hamdolsun ulaştık. Her türlü ayrımcılığa son verdik. Cumhurla cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile milletin iradesinin aracısız bir şekilde devlet idaresinde belirleyici olmasını temin ettik. İyi yönetim ideali, bilhassa son 23 yılda hayata geçirilen yasal ve yapısal reformlarla güç ve mevzi kazanmıştır. Dilekçe ve bilgi edinme hakkı, kamu denetçiliği gibi kurumlarla idarenin demokratik denetiminin önü açılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Kamu Görevlileri Etik Kurulu, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gibi kurul ve düzenlemelerle vatandaşımıza ilave güvenceler sağlanmıştır. İdari usul açısından önemi haiz pek çok kural ve müessese hükümetlerimiz döneminde hayata geçirildi.</p>
<p><strong>&#8220;SİSTEMDEKİ EN BÜYÜK YENİLİĞİ 10 YIL ÖNCE İSTİNAF YOLUNU GETİREREK YAPTIK&#8221;</strong></p>
<p>İdari yargı yolunu güçlendirmek için attığımız adımları sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. Burada sadece birkaç tanesini hatırlatmakta fayda görüyorum. Mahkeme sayısını 126’dan 245’e çıkartarak yüzde 68 oranında artırdık. İdare mahkemesi kurulu il sayısını 72’ye, vergi mahkemesi kurulu il sayısını da 39’a yükselttik. Sistemdeki en büyük yeniliği 10 yıl önce istinaf yolunu getirerek yaptık. İki dereceli yargılamadan üç dereceli yargılamaya geçiş, Danıştay’ın içtihat mahkemesi vasfını güçlendirmiş, iş yükünü ciddi manada azaltmıştır. İstinaf öncesi sistemde açılan dosya sayısı 186 bine yaklaşmışken, 2025 yılı sonu itibarıyla bu rakam 82 bine düşmüştür.</p>
<p>Şunun bilinmesini isterim ki reform irademiz ilk günkü gibi diri ve güçlüdür. Kamu idaresinde etkinliği, hesap verilebilirliği, katılımı ve şeffaflığı artıracak yeni adımlar atmaya devam edeceğiz. Kamu idaresi yanında idari yargı yolunun etkinliğini artırma hedefi de reform gündemimiz içindeki öncelikli yerini koruyor. İçinde bulunduğumuz dönemde daha etkin, daha hızlı, daha adil bir idari yargı sistemi için çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz.</p>
<p>Kıymetli arkadaşlar. Adalet ve doğrulukla hükmetmek, kamusal yetkileri bir tahakküm aracı olarak değil halka hizmetin bir vasıtası olarak görmek, milletin emanetini ve sorumluluğunu taşıyan herkesin asli vazifesidir.</p>
<p>Türkiye kalkınacaksa, büyüyecekse, muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine çıkacaksa bu ancak topyekûn bir mücadele ile gerçekleşebilir. Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Başta Yassıada ve 12 Eylül olmak üzere yargı tarihimizin her bir safhasının iftihar tablolarıyla dolu olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Aynı şekilde yakın dönem siyasi tarihimizde Danıştay’ın da hedef alındığı çeşitli provokasyonlara maruz kaldık. 17-25 Aralık’ta olduğu gibi yargı içine sızmış bir örgütün meşru hükümeti devirmeyi amaçlayan hain bir darbe girişimi yaşadık.</p>
<p><strong>&#8220;TARTIŞMALARDAN KORKULMAMASI GEREKTİĞİNE İNANIYORUM&#8221;</strong></p>
<p>Şu bir gerçek ki yargı yetkisinin kullanımına hukuk dışı hiçbir müdahale hoş ve mazur karşılanamaz. Bununla beraber yargının yasamaya veya yürütmeye vesayeten iş yapma, karar alma hakkı ve yetkisi de yoktur. Anayasamız yargı yetkisini hukuka uygunluk denetimiyle sınırlı tutmuş, bu yetkinin bir yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağını belirtmiştir. Yani hukuki denetim yetkisini yargı mercilerine verirken, idari takdir yetkisini idare lehine saklı tutmuştur. Kuşkusuz bu iki konuyu birbirinden kesin sınırlarla tefrik etmenin zorluğu bazen tartışmalı kararlara ve eleştirilere neden olabilmektedir. Ancak bu tartışmalardan korkulmaması gerektiğine inanıyorum. Tam tersine yapıcı eleştirinin düzeltici, iyileştirici, dönüştürücü etkisinden en geniş biçimde istifade etmenin yollarını aramalıyız. Sosyal medyada artık iyice çığırından çıkan, giderek daha vehimsiz ve seviyesiz bir hâl alan linç kültürünü elbette bunun dışında tutuyorum.</p>
<p><strong>&#8220;TÜRK SİYASETİNİN BOYNUNUN BORCU&#8221;</strong></p>
<p>Değerli dostlar. Danıştay’ın temelini oluşturan Şûrâ-yı Devlet, 1868 yılında kurulduğunda Osmanlı İmparatorluğu Tanzimat Fermanı’yla başlayan dinamik bir reform döneminin tam ortasındaydı. Şûrâ-yı Devletin teşekkülünden 8 yıl sonra maddi ve şekli anlamdaki ilk anayasamız yürürlüğe girmiştir. Malumunuz, anayasalar hem devletin temel organizasyonunu hem de devletle vatandaş arasındaki ilişkileri belirleyen normatif çerçevedir. Hukuk devletinin, hukukun üstünlüğünün ve iyi yönetim ilkelerinin temel DNA’sı anayasal metinlerdir. Kanun-ı Esasi’yi takip eden dört anayasaya rağmen Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi hâlen dinmemiştir. Kurucu anayasalarımız dışında son iki anayasanın maalesef darbelerin, hukuk dışı müdahalelerin ürünü olmasının bunda payı büyüktür. Bu demokratik ayıbı gidermek, Türk siyasetinin boynunun borcudur. Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa, demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkânıyla önümüzde duruyor. Anayasayı darbecilerin veya seçkinlerin belirleyip topluma dayattıkları bir çerçeve olmaktan çıkarıp toplumun kendisinin belirleyip devlete deklare ettiği bir metne dönüştürmek zorundayız. Böyle bir anayasayla inanıyorum ki hem hukuku hem demokrasiyi hem devleti hem de milleti aynı anda koruyacak bir üstün hukuk mantığına kavuşmamız mümkün olacaktır.</p>
<p></p>
</div>
<p>Kaynak:&nbsp;Patronlar Dünyası</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://haberpota.com/erdogandan-yeni-anayasa-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
