ABD merkezli Axios gazetesinin haberine göre, harekât sırasında yoğun bombardıman başladı. Filistinliler, AFP’ye yaptıkları açıklamalarda kentin ağır ateş altında olduğunu aktarırken, İsrail basını patlamaların Tel Aviv’den bile duyulduğunu yazdı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun İsrail ziyareti sonrası Katar’a geçerek “Hamas’ın kısa süre içinde ateşkesi kabul etme ihtimalinin doğduğunu” söylemesi dikkat çekti. Axios’a konuşan İsrailli yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump’ın kara harekâtını desteklediğini ancak operasyonun kısa sürede tamamlanmasını istediğini belirtti.
SAVUNMA BAKANI: GAZZE YANIYOR
İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Gazze yanıyor. İsrail Savunma Kuvvetleri terörist yapılanmalara demir yumrukla saldırıyor. Rehinelerin serbest bırakılması ve Hamas’ın yenilgiye uğratılması için askerlerimiz cesurca savaşıyor. Görev bitene kadar geri adım atmayacağız.” ifadelerini kullandı.
NETANYAHU’NUN İŞGAL PLANI ONAYLANMIŞTI
8 Ağustos’ta İsrail hükümeti, Başbakan Benyamin Netanyahu’nun önerisiyle Gazze’nin kademeli işgalini öngören planı kabul etmişti. Kara harekâtı öncesinde İsrail güçleri, Hamas tarafından kullanıldığı iddia edilen çok sayıda binayı hedef alarak yıkmıştı.
REHİNE AİLELERİ: NETANYAHU ONLARI KURBAN EDİYOR
İsrailli rehinelerin yakınları, operasyonun ardından yaptıkları yazılı açıklamada büyük endişe duyduklarını belirtti. Açıklamada, “Gazze’de hayatta kalan esirler için bu gece son gece olabilir. Netanyahu, siyasi hesaplar uğruna rehineleri kasıtlı olarak feda etmeyi seçti. Esirlerin hayatından kendisi sorumludur ve İsrail halkı bunu asla affetmeyecek.” ifadeleri yer aldı.
HAMAS: REHİNELERİN HAYATINDAN NETANYAHU SORUMLU
Hamas da yazılı bir açıklama yaparak, Netanyahu’yu suçladı. Açıklamada, “Gazze’deki rehinelerin kaderi, terörist Netanyahu hükümetinin elindedir. Kentte yürütülen sistematik yıkım ve imha kampanyası rehinelerin hayatını doğrudan tehdit ediyor. Bu savaşın tüm sorumlusu Netanyahu’dur.” denildi.
Hamas ayrıca ABD yönetimini de eleştirerek, Washington’un “savaş suçlarını örtbas eden ve işgali destekleyen politikalarının soykırımın büyümesine zemin hazırladığını” savundu.
